info@altumturizm.com
Müşteri Hizmetleri (0850) 346 46 46


MÜZDELİFE

MÜZDELİFE

Müzdelife Hac’da Arafat vakfesinin ardından ikinci vakfenin yapıldığı Arafat ve Mina arasında yer alan bir yerdir. Arafat’ta vakfe yapan Hacılar güneş battıktan sonra oradan ayrılıp Müzdelife’ye gelirler. Arefe gününü bayram gününe bağlayan geceyi burada geçirirler.

Hz. Peygamber, Arafat’tan dönünce Müzdelife’de akşam namazı ile yatsı namazını birleştirip kıldırmıştır. Bu yüzden Hacılar da Arafat’tan gelirken akşam namazını yolda kılmayıp Müzdelife’de yatsı namazıyla cem ederek kılarlar. Geceyi Müzdelife’de geçirerek vakfe yapılmış olurlar. Sabah namazı vaktine kadar burada kalıp daha sonra Mina’ya hareket ederler.

İslam tarihi kaynaklarına göre Cahiliye döneminde kendilerini ayrıcalıklı gören Mekkeli müşrikler Arafat’a gitmezlerdi. Harem ehli olduklarını düşündükleri için vakfeyi harem sınırlarında olan Müzdelife’deki Kuzah tepesinde yaparlardı. İslam’da ise Arafat vakfesi Haccın rükünlerindendir ve hacı olmak için orada vakfe yapmak gerekmektedir.

Hz. Peygamber hac yaparken Arafat’ta ümmetinin affı için dua etmiş, bu duayı Müzdelife’de tekrar etmiş ve ardından gülümsemişti. Bunun sebebi kendisine sorulunca yaptığı duanın Allah tarafından kabul edildiğini ve ümmetinin bağışlandığını öğrenen şeytanın nasıl perişan olduğunu gördüğü için gülümsediğini söylemiştir. (el-Müsned, IV, 14-15;)

Müzdelife sözlükte “yaklaşmak; yaklaştırmak” anlamındaki zelf kökünün “iftiâl” kalıbından türemiştir. Hac mevsiminde Arafat’tan inen insanların toplanarak zikir, dua ve vakfe ile Allah’a yaklaşmaları yahut bu mekanın insanları Allah’a yaklaştırmasından dolayı bu isim verilmiştir. Arafat’tan hareketle buraya yaklaşıldığı veya bu yere gelmekle insanların Mina’ya yaklaşmış olmaları sebebiyle de bu ismin verildiği aktarılır. Aynı kökten zülfe kelimesinin “gecenin başlangıcından bir süre” anlamı taşıması ve gecenin ilk zaman diliminde Arafat’tan kalkıp buraya gelinmesinden dolayı bu adın verildiği de söylenir. Dolayısıyla birçok rivayet vardır.

Doğu-batı istikametindeki uzunluğu 4370 metre, toplam alanı 963 hektardır. Müzdelife’nin kuzeyinde Sebîr dağı, güneyde Zâtüsselim, Zûmerah ve Müzdelife dağları olup bu dağların içe bakan yüzleri Müzdelife’ye dahildir. Günümüzde bu sınırlar işaret levhalarıyla belirlenmiştir.

Hz. İbrâhim’in dinini tahrif eden Câhiliye Arapları kendi anlayışlarına uygun bir biçimde hac ibadetini yapıyorlardı. Bunlardan Kâbe’yi tavaf etmek, Arafat ve Müzdelife’de vakfeye durmak, kurban kesmek gibi âdetleri sürdürüyorlardı. Dolayısıyla hac cahiliye döneminde de bilinen bir ibadetti ancak İslam onu aslına uygun haline getirdi.

MİNA

Mina, Mekke ile Müzdelife arasında Mescid-i Harâm’ın yaklaşık 7 km. kuzeydoğusunda ve Harem sınırları içinde bulunur. Burası şeytan taşlama, kurban kesme, bayram günlerinde konaklama gibi hac ibadetlerinin yapıldığı yerdir.

Mina aynı zamanda Hz. Peygamber (s.a.s) ile Medineliler arasındaki Akabe görüşmelerinin gerçekleştiği yerdir. Allah Resulü İslam dinini daha rahat tebliğ edeceği bir yer arıyordu. Özellikle hac mevsimlerinde Mekke’ye gelen kabilelerle görüşmeler yapıyor, onları İslam’a davet ediyordu. İnanan insanların hicret edeceği bir mekan için onları ikna etmeye çalışıyordu. Nihayet Medine’den gelen Hazrec kabilesinden altı kişi bu çağrıya kulak vererek kendisini ve inananları koruyacaklarına dair söz verdiler. Birinci ve İkinci Akabe Biatleri’nin ardından müşriklerin zulümlerinden bıkan Mekke’deki Müslümanlar Medine’ye hicret ettiler. Mina, bu adımın atıldığı bir yer olması hasebiyle İslam tarihi için önemli bir ziyaret yeridir.

Kurban Bayramı’nın ilk günü burada kurban kesilmektedir. Bayram günleri boyunca burada cemrelere taş atılır. Bu olaya şeytan taşlama denmektedir. Hz. İbrahim, kendisine engel olmak isteyen şeytanı bu mekanda taşlamış, burada Allah için kurban kesmiştir. Bundan dolayı Hac ibadeti yapanlar da o mekanda şeytan taşlarlar ve kurban keserler.

Mina’nın sınırı Mekke tarafında Akabe cemresi, doğu yönünde Muhassir vadisidir. Kuzeyinde Akabe’den Muhassir vadisine kadar uzanan Kâbil dağı, güneyinde Akabe’nin hizasından başlayan ve Muhassir vadisine kadar uzanan Sebîr dağı bulunmaktadır. Bu iki dağın Mina’ya bakan yüzleri Mina’nın sınırları içindedir. Arka yüzleriyle Akabe Biatı’nın yapıldığı yer ve Muhassir vadisi sınırların dışındadır.

Mina ile Müzdelife’nin sınırlarının belirlenmesi amacıyla Suudi Arabistan Hac Bakanlığı bünyesinde bir komisyon kurulmuş, bunlar 1973’te topografik bir çalışma yaparak sınırları tesbit etmiştir. Arafat ve Müzdelife gibi ortak bir ibadet mekânıdır. Hz. Peygamber 812 hektarlık bir alanı kapsayan Mina’nın özel mülkiyete konu olamayacağını bildirilmiştir.

Arapça’da insanların toplandığı veya kan akıtılan yere “minâ” denmektedir. Hz. Âdem’in burada cenneti temenni ettiği ve Cenâb-ı Hakk’ın bu yerde Hz. İbrâhim’e lutufta (men) bulunduğu için bu isim verildiği nakledilir. Aynı zaman insanların bayram günlerinde burada toplandıkları ve Allah’a yaklaşıp azabından emin olma ümidiyle kurban kestikleri için bu şekilde adlandırılmıştır.

HIZLI İLETİŞİM

Sorun Ve Şikayetlerinizi Bize Hızlı Bir Şekilde Bildirin